Marilyn Manson This İs The New Shit Çevirisi
Everything has been said before
There`s nothing left to say anymore
When it`s all the same
You can ask for it by name
Babble babble bitch bitch
Rebel rebel party party
Sex sex sex and don`t forget the "violence"
Blah blah blah got your lovey-dovey sad-and-lonely
Stick your stupid slogan in:
Everybody sing along.
Babble babble bitch bitch
Rebel rebel party party
Sex sex sex and don`t forget the "violence"
Blah blah blah got your lovey-dovey sad-and-lonely
Stick your stupid slogan in:
Everybody sing,
Are you motherfuckers ready
For the new shit?
Stand up and admit,
Tomorrow`s never coming.
This is the new shit.
Stand up and admit.
Do we get it? no.
Do we want it? yeah.
This is the new shit,
Stand up and admit.
Babble babble bitch bitch
Rebel rebel party party
Sex sex sex and don`t forget the "violence"
Blah blah blah got your lovey-dovey sad-and-lonely
Stick your stupid slogan in:
Everybody sing along.
Everything has been said before
There`s nothing left to say anymore
When it`s all the same
You can ask for it by name,
Are you motherfuckers ready
For the new shit?
Stand up and admit,
Tomorrow`s never coming.
This is the new shit.
Stand up and admit.
Do we get it? no.
Do we want it? yeah.
This is the new shit,
Stand up and admit.
And now it`s "you know who"
I got the "you know what"
I stick it "you know where"
You know why, you don`t care.
And now it`s "you know who"
I got the "you know what"
I stick it "you know where"
You know why, you don`t care.
Babble babble bitch bitch
Rebel rebel party party
Sex sex sex and don`t forget the "violence"
Blah blah blah got your lovey-dovey sad-and-lonely
Stick your stupid slogan in:
Everybody sing.
Are you motherfuckers ready
For the new shit?
Stand up and admit,
Tomorrow`s never coming.
This is the new shit.
Stand up and admit.
Do we get it? no.
Do we want it? yeah.
This is the new shit,
Stand up and admit.
So,
Let us entertain you
Let us entertain you...
Blah blah blah blah everybody sing along.
Türkçesi :
Bu Yeni Bok
Herşey önce söylendi
Artık söylemek için terkeden hiçbirşey var değil
Herşey aynıyken
İsmen onu isteyebiliriz
Mırıldan dişi köpek dişi köpek mırıldan
Asi parti parti isyan edin
Seks seks seks ve unut şiddet
Blah blah blah üzgün ve yalnızı aldı
Aptal sloganınızı yapıştırın
Herkes söyler boyunca
Asi parti parti isyan edin
Seks seks seks ve unut şiddet
Blah blah blah üzgün ve yalnızı aldı
Aptal sloganınızı yapıştırın
Herkes söyler boyunca
Sizi anne becericileri hazırmısınız
Yeni bok için?
Ayağa kalkın itaat edin
Yarın hiç gelmiyor
Bu yeni bok
Ayağa kalk ve itaat et
Biz onu alırmıyız?hayır
Biz onu istermiyiz?evet
Bu yeni bok
Ayağa kalk ve itaat et
Asi parti parti isyan edin
Seks seks seks ve unut şiddet
Blah blah blah üzgün ve yalnızı aldı
Aptal sloganınızı yapıştırın
Herkes söyler boyunca
Herşey önce söylendi
Artık söylemek için terkeden hiçbirşey var değil
Herşey aynıyken
İsmen onu isteyebiliriz
Sizi anne becericileri hazırmısınız
Yeni bok için?
Ayağa kalkın itaat edin
Yarın hiç gelmiyor
Bu yeni bok
Ayağa kalk ve itaat et
Biz onu alırmıyız?hayır
Biz onu istermiyiz?evet
Bu yeni bok
Ayağa kalk ve itaat et
Ne şimdi onu tanırsınız kim
Aldım tanırsınız ne
Onu yapıştırırım tanıdığı yere
Niçin sizi arzulamadığını bilirsiniz
Asi parti parti isyan edin
Seks seks seks ve unut şiddet
Blah blah blah üzgün ve yalnızı aldı
Aptal sloganınızı yapıştırın
Herkes söyler boyunca
Herşey önce söylendi
Artık söylemek için terkeden hiçbirşey var değil
Herşey aynıyken
İsmen onu isteyebiliriz
Sizi anne becericileri hazırmısınız
Yeni bok için?
Ayağa kalkın itaat edin
Yarın hiç gelmiyor
Bu yeni bok
Ayağa kalk ve itaat et
Biz onu alırmıyız?hayır
Biz onu istermiyiz?evet
Bu yeni bok
Ayağa kalk ve itaat et
Yani;
Bize izin ver sizi eğlendirelim
Herkes söyler boyunca
Marduk Azrael..
I am the dust of desert dunes and the chilly wind of death
Ben, çöl kumullarının tozu ve ölümün soğuk rüzgarıyım
I am the waves on the oceans of blood, and the knives and swords to shred
Ben, kıyması için okyanus kadar kanda dalgalar, ve bıçaklar ve kılıçlarım
The just
Sadece
I am the time, the withering and the withered, as well as the thorns,
Ben, zaman, soldurmayım, ve, dikenlere ek olarak, soldurulan
Burning and sharp
Yakmak, ve tam olarak
I am the rain of lust that wets the chaste, and the torch that ends your
Ben, temiz ıslatan şehvetin yağmuruyum, ve senin bitiren fener
Life
Yaşam
I am the one whose name still the hearts and the silence their breaths
Ben, ismi hala olan biriyim, kalpler ve sessizlik, onların nefesleridir
I am the one who speaks your name, weakens your fall into my cold arms
Ben, senin ismini konuşan biriyim, benim soğuk kollarıma senin düşüşünü zayıflatırım
Just waiting for that kiss of my scythe
Benim tırpanımın o öpücüğü için adil bekleme
"Both fool and the wise,
"Her iki aptal ve tarz
One thing is certain - that life flies
Bir şey, kesindir — o yaşam, uçar
One thing is certain and the rest flies
Bir şey, kesindir, ve kalan, uçar
The flower that once has blown forever dies"
Onun bir defa, uçurduğu çiçek sonsuza dek, ölür"
I stand above you whispering low
Ben, aşağı fısıldarken senin yukarında dururum
You know not what into your ear
Sen, senin kulağına neyin olduğunu bilirsin değil
Of my strange language you all know
Benim garip lisanımdan hepiniz, bilirsiniz
As there is not a word of fear
Korkunun bir sözcüğü olmadığı gibi
6
üstü bir festival olan Barışarock, yayınına bir süre ara verme kararı
aldı. Barışarock inisiyatifinin aldığı bu kararın gerekçesi,
festivalimizi -ilkeleriyle ve enerjisiyle- gözümüz gibi koruma kaygısı.
6 yıl
önce bu yola çıktığımızda asla ticari olmayacağımıza, organizasyon
şirketi gibi davranmayacağımıza ve temel meselemizin savaş karşıtlığı
olacağına dair bir söz vermiştik size. Bu sözü tereddütsüz ve sonuna
kadar tuttuk. Büyük paralara ihtiyaç duyulan bu eylemcede paraya elimiz
bile değmedi. Destek ve dayanışmanızdan başka hiç bir şeye ihtiyaç
duymadık. Kah bir bira içerek, sandviç yiyerek bazen de kapıda gazete
ya da rozet alarak destek verdiniz bu büyük festivale.
Sadece
bu kadar mı? savaşa karşı ses çıkardık birlikte. "bişey yapmalı" diye
haykırdık. Söyleşilerde memleketi ve dünyayı konuştuk. filmler izledik
yanyana... Barış düşüncesini ve umudunu birlikte büyüttük.
Barışarock
hepimize biraraya gelen insanların neler başarabileceğini öğretti.
"paranın hiç önemi yok, mühim olan insanlık" değil miydi? insana ve
iyiliğe olan umudumuzu korumayı öğretti bu eylemce bize. hiyerarşisiz
bir gönüllüler topluluğunun nasıl büyük dağları delebileceğini öğretti.
Birlikte birşeyler yapmaya dinleyicinin de müzisyenin de ihtiyacı
olduğunu... En önemlisi başka türlü bir hayatın mümkün olduğunu öğretti.
Barışarock'un
6. yılı barışseverlerin, antikapitalistlerin, "yeni bir dünya mümkün"
diyenlerin zafer yılıdır. Bu 6 yıl, öncelikle çok uluslu şirketlere,
kapitalizmin bencilliğine, özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe düşman olan
herkese çok büyük ve izi yıllarca silinemeyecek bir cevaptır.
Bu cevabın ruhunu yaşatmak, yaratıcı ve görkemli yeni denemeler için hazırlanmak bugünden sonraki tek gündemimiz olacaktır. Bizler bugüne kadar olduğu gibi, karşı olduğumuz şeylere karşı olan herkesle yine sokaklarda olacağız.
Yarın
yine yanyana gelebilmek için, Barışarock'un 6. sını amacına ve ruhuna
yakışır bir şekilde sonuna kadar yaşayalım. Yeniden görüşmek üzere, iyi
eylemceler.
Metallica-Fade To Black Çevirisi
Life it seems, will fade away
yaşam öyle görünüyor ki solacak
Drifting further every day
gün be gün uzaklaşarak
Getting lost within myself
içimde kaybolarak
Nothing matters no one else
hiçbir şey önemli değil , hiç kimse
I have lost the will to live
yaşama isteğimi yitirdim
Simply nothing more to give
kalmadı verecek şeyim
There is nothing more for me
benim için dahası yok
Need the end to set me free
beni özgür kılacak sona ihtiyacım var
Things are not what they used to be
hiçbir şey eskisi gibi değil
Missing one inside of me
içimden bir şeyler kaybolup gidiyor
Deathly lost, this can't be real
ölümcül kayıp , gerçek olamaz bu
Cannot stand this hell I feel
hissettiğim cehenneme dayanamıyorum
Emptiness is filling me
boşluk dolduruyor içimi
To the point of agony
keder noktasına dek
Growing darkness taking dawn
büyüyen karanlık yutuyor şafağı
I was me, but now he's gone
ben bendim , ama o gitti şimdi
No one but me can save myself, but it's too late
sadece ben kurtarabilirim kendimi , ama çok geç
Now I can't think, think why I should even try
düşünemiyorum artık niçin denemem gerektiğini bile
Yesterday seems as though it never existed
dün hiç olmamış gibi görünüyor
Death Greets me warm, now I will just say goodbye
ölüm sıcak karşılıyor beni , sadece elveda diyeceğim şimdi
Marduk Sex With Satan Çevirisi
Hell on fire, lust, desire
The devil wants to stick you, yeah, the devil wants to lick you
Wants your body, he wants your spirit
He comes to you at night, he wants to take a bite!
Naked, twisting, bodies sweating
You can't escape his hunger, screams like thunder
Prince of Darkness, Prince of Evil
Spread your legs and scream, no this is not a dream
Sex with satan, excommunication
Sex with satan, excommunication
Degredation, humiliation, thrusting, shoving,
Lusting loudly, snorting, panting
He's like a dog in heat, you're just another piece of me
He's like a dog in heat, you're just another piece of meat
He fills you with pain,& now you're bloody and stained
Hurt and beaten, ohhh, shamed and weakened
He will possess you, he will molest you
Çeviri
BİR IRMAĞIN KENARINDA YAPTI BUNLARI
CEHENNEMDE YAN VE ŞEHVETİ ARZULA
EVET, ŞEYTAN İŞTE YAPIŞ ONA, YALA
SİZİN VÜCUDUNUZ VE RUHUNUZ BUNU İSTİYOR
O, GECE SANA GELİR VE Bİ PARÇANI ALMAK İSTER
ÇIPLAK VÜCUDUNLA TERLE
SİZ AÇLIKTAN KAÇAMASSINIZ, FERYAT ET, COŞ
KARANLIĞIN PRENSİ, KARANLIĞIN KÖTÜLÜĞÜYLE
BACAKLARINI UZAT, ÇIĞLIK AT, BU BİR RÜYA DEĞİL
ŞEYTANLE SEKS YAPIP AFAROZ OLUYORSUN
ŞEYTANLE SEKS YAPIP AFAROZ OLUYORSUN
SARS, İTTİR HAYVANLAR GİBİ VAHŞİ OL
GÜRÜLDE, HIRLA, HIZLICA SOLU
O, SICAKTA BİR KÖPEK GİBİDİR, SİZ İSE ŞİMDİ SADECE BİR PARÇA ETSİNİZ
CEHENNEM BEKÇİSİNE KÜFRETTİ, ŞİDDETLİ ŞEYTAN ARZUSU
SİZİ AĞRI İLE DOLDURDU, KANLADI VE LEKELEDİ
İNCİT ve DÖV ama YALANDAN ZAYIF GÖRÜN
O SİZİN SAHiBİNİZ OLDU VE RAHATSIZ EDİCEK!
SEX WİTH SATAN!....
Rock Felsefesine Pike..
Ortada
rock ve bir de onun felsefesi dolaşıyor. Bir hayalet gibi tam
belirlenemeyen, tanımlamaktan da korkulan felsefe... Bilinçte değil ama
bilinçaltımızda dolaşıyor; sormaya korkuyoruz rock felsefesi nedir
diye... Sormaya ve cevap vermeye korkuyoruz. Çünkü bir çok terimin
içi, savunucuları ya da reddedicileri tarafından boşaltılmış ya da
fanatik bakışlara kurban edilmiş. Politik değerleri karşılayan
terimlerle rock felsefesinin anlatımı, kurban edilen bu değerlerin
karşılığı olan terimleri kullanmakla ancak mümkün oluyor. Kavram ve
kavramlarla birlikte gelen us kargaşası, seyirlik fantastik filmler
kıvamına sokuyor beynimizi ve beynimizdeki düşünceleri...
Fantastik
olmaya, kendimizi zorlamaya, daha büyük bir dev hayal etmeye gerek yok.
En büyük devler bile gerçekte bir basketçinin ayak numarasına eş değer
ayakkabı giyiyor. Yani rock felsefesi, gerçek dışılık üretecek kadar
fantastik değil, hayatın dışında değil, tam olarak içinde ve
kendisidir. Hayatın kendisi dediğimiz şey ise bakışımızla renklenir,
algılanır ve yaşama kavuşturulur. Yolların, yollarımızın,
hayallerimizin, umutlarımızın ve istediğimiz bir dünyanın kendisini
yani politiğini simgeler.
Rock felsefesi öncelikle hangi
düzlemde değerlendirilmelidir? Bunun cevabını “politik düzlem” şeklinde
verebiliriz. Eğer “politik” kelimesi sizi korkuttuysa ya da “ben
politik olmak istemiyorum, imdat” dediyseniz, o halde politik
kelimesinin kafanızdaki tanımını değiştirmemiz gerekecek. Çünkü kendi
ürettiğimiz politik bakışı sunar, yaşar, yaşatmak isteriz ya da
diğerlerinin sunduğu politik bakışlar bizi kıvamıyla yoğurur ve içine
alır.
Her insan üzerine giydiği elbisenin modelini, rengini,
tarzını, üzerine aktardığı aksesuarı, konuşma şeklini, bakış şeklini ve
üretilen bir ürünü alma tercihini, politik görüşüyle ortaya koyar. O
halde şöyle diyebiliriz; yaşamda var olma rengi ve tercihi eşittir;
politik bakış...
Rock felsefesi, fanatik ve fantastik olmaktan
öte, hayatın alanlarına müdahale eden ve gerçeğin ortalığında bulunan
bir felsefedir.
Hemfikir olduğumuz şey; rock müziğinin sadece
bir müzik değil aynı zamanda bir görüş, hayata bir bakış açısı olduğu
ise, bu görüş ve bakış açımızın neye göre belirginleştiğini ortaya
koyalım.
Hayatta her felsefenin dayandığı, ilham aldığı bir ya
da daha fazla felsefe, görüş, siyasi düşünce vardır. Her düşünce bir
başka düşünceyi etkiler, ilham verir, yönlendirir ya da asimile eder.
Rock felsefesinin ilhamını oluşturan görüş ise anarşist görüştür.
Anarşist görüşün tüm kıvamlarını kapsayan, ortak paydada buluşulan
felsefedir rock felsefesi...
Hemen tedirgin olmaya ya da
heyecanlanmaya gerek yok. Çünkü anarşist kelimesinin karşılığını şu ana
kadar babalarımızdan, dedelerimizden ve otorite olarak tanımlayacağımız
güçlerden öğrendik ve bu terim, bize korkulacak, zıvanadan çıkmış bir
düşünce olarak lanse edildi. Hatta diğer kişiye hakaret olarak da
anarşist kelimesi kullanıldı. Tiyatro eğitimi almak isteyen gence
babası “Anarşist mi olacaksın? Öğretmen olmak neyine yetmiyor?” gibi
cümleler kullandı. 70’li yılların Türkiye’sinde üniversite okumak
isteyen gence anarşist gözüyle de bakıldı. Genellikle sol görüşe mensup
insanlara da anarşist denildi. Ama anarşizmin gerçek anlamı hiçbir
şekilde merak ya da tartışma konusu olmadı. Bu nedenle biz "anarşizm
nedir" konusunu tartışmaya açalım birlikte; anarşizm gerçekte neymiş,
ne değilmiş öğrenelim.
Anarşist; düzene karşı gelen,
düzensizliği savunan, bunun için her şeyi düzensiz hale getiren,
düzenli duran koltuğu yana çeviren, düzenli duran ağacı büken, düzenli
duran masayı dağıtan, klozete değil, lavaboya işeyen, yolda yamuk yumuk
yürüyen bir adam değildir. Düzen kelimesini günlük hayattan çekip alır,
politik ve felsefi düzlemde algılarsak, düzen, otoriteyi simgeler hale
gelir. Anarşizm, otoritenin ve hiyerarşinin, yani azınlığın belirlediği
düzenin, toplumu ifade etmediğini gösterir. Bu nedenle bireyden topluma
giden uzlaşımsal ve eşgüdümsel, mütemadi oluşumu, otoritenin
belirlediği oluşuma tercih eder. Yani bireyin güdüsel gelişimiyle
oluşan düzeni, otoritenin belirleyeceği düzene karşı savunur. Bu
savunuşun mantıksal ve ussal açıklamaları vardır, yani biraz daha basit
bir anlatımla, anarşizm “Bana ne! Ben böyle istiyorum.” diyen bir görüş
değil; “İstiyorum, ÇÜNKÜ” diyen bir görüştür.
Anarşizm,
gelişimsel sürece ket vuran tabusal geleneği de gereksiz ve faydasız
bulur, reddeder. Bireyin ussal gelişiminin tamamlanması olan güdüsel
gelişimin, düzeni yaratacağını savunur. (diyalektiksel düzen)
Peki
anarşizm hangi siyasi rejime ya da hangi inanışa kendisini daha yakın
hisseder? İşte bu soruya cevap verilemez. Çünkü anarşizm kendi içinde
de ayrımları ortaya koyar. Bireyci anarşizm, sosyalist anarşizm, yeşil
anarşizm, insan ile tanrı arasında olması gerektiğine inanılan
otoriteyi, aracıyı reddeden anarşizm şeklinde devam eder gider.
Yani
anarşizmle renklenmiş kişi, kendi inanç ya da siyasi ideolojisini de
eleştirip, benimsediği düşüncenin, benimsenmemesi gereken uygulamaları
da olduğunu söyleyebilecek kişidir. Bu nedenle her inancın (geniş
algıyla inanç - inanmak - yaşam şekli) ve siyasi kesimin kendi içinde
anarşist düşünürleri mevcuttur. (Not: Anarşizmin belirli bir
ideolojinin kıskacında olmadığını belirlemek için kullanılmış anlatım
şeklidir. Zira aksi durumda bazı siyasi görüşlerin anarşizmden
beslenmesi mümkün değildir. Bizzat, anarşizm de bazı siyasi görüşlerle
aynı düzlemde olamaz - eşyanın tabiatına aykırılık...)
Tüm bu
anarşist nüansları ortak paydada birleştiren ise anarşizmin kesişim
kümesidir. Kesişim kümesinde, insanların niceliklerine (ırk, din,
millet, kadın, erkek) göre ayrılmasının tehlikesi ve yersizliği,
doğanın tahrip edilmesine karşı duruş, ideoloji ya da inanışların
(güzel olacağına inanılan şeylerin bile) silahla mevcutlandırılmasına,
insanı yok eden menfaatlere başvurulmasına vs. karşı çıkış vardır.
Peki, rock kendisini neden anarşizme daha yakın gördü ya da anarşizmin kendisi olarak ortaya çıktı?
Rock
müziğin gelişim sürecini takip ettiğimizde isyanı görürüz. Kızıl
derilinin beyaz adama isyanını, siyah adamın gırtlaktan gelen sessiz
içsel isyanını, daha sonra savaş ve silahlara isyanı, toplumu eziyete
götüren otoriter kalıplara ve tabusal geleneklere isyanı, emperyalist
oluşuma isyanı, bir diğerinin sırtına çıkılarak yapılan danslara isyanı
görürüz. Topluma, diğerine zarar veren tüm düzensel ve tabusal
geleneklere, otoritelere (adı belli olan, bilinen, otoriteler) isyanı
ve bu otoriteleri reddedişi görürüz.
Bu bağlamda rock
felsefesini "aykırı politik görüş" olarak tanımlayabiliriz. Neye aykırı
diye soracak olursak; komünist rejimde komünist otoriteye (otoritenin
altı çizilidir), liberal rejimde liberal otoriteye, teokratik rejimde
teokratik otoriteye, monarşik rejimde monarşik otoriteye , kapitalist
rejimde kapitalist otoriteye aykırı...
Buradan çıkan önemli bir
sonuç; rock felsefesi toplumun sigortasıdır. Rock felsefesi toplumların
ve dolayısıyla bireylerin yaşamını zorlaştıran tüm yapı ve uygulamaları
eleştirir, topluma sigortalık eder.
Topluma sigortalık eder
kelimesini “muhalefet” olarak algılarsak; anarşist felsefe, hiçbir
şekilde ve hiçbir zaman iktidarı gözlemez ve iktidarı arzulamaz.
Muhalefet olmayı ve muhalefet olmanın önemini kavrar ve bilir. Bu
nedenle anarşizm, ideolojiler üstü "politik düşünce-görüş" olarak da
algılanabilir. Çünkü eleştirdiği ideolojinin yerine geçme arzusu
yoktur. Bu bağlamda anarşizm hiçbir ideolojiye pratikte alternatif(!)
değildir. Burası çok önemli; anarşizm hiçbir ideolojiye pratikte
alternatif değildir. Çünkü kendisini alternatif olarak görmez. İşte bu
nedenle anarşizm sistem ya da otorite değil, sistem ya da otoritelere
çomak ya da sigortadır (güvence anlamında değil, şalter anlamında... ) .
Rock felsefesini bireye indirgediğimizde rock felsefesine dahil bir bireyin yaşamı ve öğütleri nasıldır?
Rock
felsefesini benimsemiş birey, birey olmak için araçlar geliştirir,
sürüden ayrılarak daha nitelikli bir yaşam ve düşünce geliştirir
kendisine. Öz benliğini kendi akıl ve mantık süzgecinden geçirerek
oluşturur. Kendisini sorgular, öz gelişim için çabalar. Doğru ya da
yanlışları topluma ya da diğerlerine göre değil kendi aklıyla belirler,
sorar, bulur, alır ve kendisiyle ilgili sorduğu her soruya cevap
verecek hale gelir. Kendisini alabildiğine tanır. Ne olduğuna, ne
istediğine, nereye gittiğine, neden yaşamak istediğine ve ne şekilde
yaşamak istediğine, birey olarak kendisi karar verir. Karar için
bilimi, aklı ve mantığı rehber alır. "Doğrular kadar yanlışların da
üretildiği ansiklopedik dünyada, doğru ile yanlış arasındaki farkı
görebilmek için ansiklopedik dünyadan daha fazlasına; kendi aklına
güvenmesi ve kendi aklını kullanabilmesi gerektiğini bilir." Fiziksel
ya da psikolojik şiddeti, bir başkasına doğrudan ya da dolaylı zarar
verecek her türlü eylem ve fikirleri reddeder. Bireyin özgürlüğünü
doğrudan ya da dolaylı olarak reddedecek her türlü görüşe, düşünceye ve
inanışa karşı çıkar. Kendisini var etmek isteyen her türlü inanışa ise,
diğer inanışlara gizli ya da aleni yok edim süreçleri geliştirmeyecekse
saygı duyar, bu inanış ve düşünceleri var etmek için çabalar.
Rock
felsefesi insaniyeti olan bir felsefedir. Bu insaniyeti ise
duygularından değil, aklından alır. Bu nedenle tabusal-dogmatik değil,
bilimsel ve ussaldır. Her düşünce, inanış ya da kişinin değil; bir
diğerinin özgürlüğünü (istek değil, "özgürlük") yok etmeyi hedeflemeyen
özgürlük talebinin ancak özgürlük olacağını bilir. Buna istinaden öz
benliğini bir diğer düşünceyi yasaklamayacak ya da yok etmeyecek
şekilde oluştururken, kendi düşünce ve yaşayışını da yasaklayacak, zor
durumda bırakacak düşünceye de tabiatıyla karşı çıkar. Bilim ve akılla,
farklı olma arzusu ve sıradanlığı reddetme güdüsüyle gelen kişilik
atılımı, tabuların topluma ve toplumdan bireye doğru verdiği zararı
görür, bu nedenle tabusal yaşamı arzulayanların arzularının da topluma
ve bireylere zarar verdiğini bilir.
Toplumun öğrettiği ve ön
gördüğü tüm kavramları, davranış şekillerini ve tepkilerini güdüsünden
atar, aklıyla yorumlayarak (gerekiyorsa) yeniden alır. Ahlaki varlığını
tabusallıktan çıkarır, rasyonalize eder. Bu nedenle tabusal ahlak
yerine rasyonalist ahlakı benimser.
Bireysel, toplumsal,
sosyo-ekonomik gelişimi özümserken, gelişimin, bireyden topluma doğru
tüm katmanların faydasına olmasını hedefler. Bu bağlamda “gelişim”
kelimesiyle yetinmez -gelişimin tanımını otoriteye bırakmaz- kendisi
yapar ve kıstaslarını da belirler. İnsaniyet merkezine oturan rock
felsefesi, tüm birey ve toplumlarda yaşamsal kalitenin artırılmasına
yönelmeyen hiçbir gelişimi de samimi bulmaz. Dolayısıyla öteki için
ötekini ezen ve toplumları “her ne mazeretle” olursa olsun
ötekileştiren, hiçbir düşünce, inanış ya da fikri kabul etmez ve ussal
iknalara rağmen güdüsel reddi tercih eder.
O halde, kendisini
arayan, tüm tanımları ve kalıpları yeniden oluşturan, toplumun
verdiğini değil, kendi aldığını yaşayan; kül yutmayan, dipdiri, aklı
güçlü, kendi yularını kendi ellerine alabilmiş; en iyisi bu diyene daha
iyisi vardır diyebilen, başka çaremiz yoktu diyene başka çare var
diyebilen; insan için insana yasağı; insan için insanı "gizlemeyi";
insan için insanı insandan uzak tutmayı; insan için insanı öldürmeyi
çare olarak gören her düşünce ve inanışa karşı başka çareler var diyen,
diyebilen; kolaya kaçmayan, hileye başvurmayan her insan, rock
felsefesinin renklerine ulaşmış demektir; "hayatında hiç rock müzik
dinlememiş olsa bile!.."
Rock dolu günler dilerim...
Yazı Sahibi: Barış Y.Aygün